Transfer edilen embriyo sayısında yeni yönetmelik ile yasal kısıtlama - Ülkemiz için gerçekçi mi ?
6. Mart. 2010 tarihinde yürürlüğe giren Tüp bebek Yönetmeliği ile transfer edilen embriyo sayısında yasal sınırlamalar getirilmiştir. Bu yeni düzenleme ile 35 yaş altında 1. ve 2. uygulamada sadece 1 embriyo, 3. ve sonraki uygulamalarda 2 embriyo transferine izin verilmektedir. 35 yaş sonrasında ise ancak 2 embriyo transferine izin verilmektedir.
Elbette çoğul gebelik istenmeyen bir durumdur. Anne, doğan bebekler ve sağlık sistemi için olumsuzlukları vardır. Bir diğer gerçek de bütün dünyada son 10 yılda artan tüp bebek uygulama sayıları ile çoğul gebeliklerin arttığıdır. Çoğul gebelikler ile mücadele edilmelidir. Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riski transfer edilen embriyo sayısı ile yakinen ilişkilidir. Transfer edilen embriyo sayısı artıkça çoğul gebelik oranı da artmaktadır. İdeal olan az sayıda embriyo transfer ederek, hem yüksek gebelik oranları ile çalışmak, hem çoğul gebelik oranlarını en azda tutma hem de iyi bir dondurma programı ile fazla embriyoları dondurabilmektir.
Batı ve kuzey Avrupa’daki çoğu ülkede transfer edilen embriyo sayısında yasal sınırlama olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte bu ülkelerin temel özelliği hepsinde 4-6 uygulamanın tamamının, hem tüp bebek işlemi hem de ilaç ücretinin, devlet tarafından tamamıyla karşılanmasıdır. Hâlbuki hastanın tüp bebek ücretini cebinden ödediği Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal sınırlama yoktur. Bilindiği üzere ülkemizde devletin tüp bebeğe desteği giderek azaltılma eğilimindedir; sadece 2 uygulama ile sınırlıdır. Bir diğer husus da devlet desteği boyutu, tüp bebeğin devlet kurumlarında yapılmasını bile destekler boyutta değildir. Bu yeni düzenleme ile hemen hemen tüm tüp bebek merkezlerinde gebelik oranları, maalesef azalacaktır. Bu azalma az sayıda uygulama yapan ve daha az deneyimli merkezlerde daha belirgin olacaktır. Avrupa’da, devlet desteğinin bu kadar kısıtlı olup, bu şekilde yasal sınırlama olan bir örnek ülke yoktur.
Yine elbette çoğul gebelik ile mücadelede tüp bebek merkezlerine de düşen sorumluluklar vardır. Yüksek kalite kontrolu ile çalışmak, bünyesinde saygın dondurma programı olmak, son derece gelişmeye açık ve dinamik bir alan olan tüp bebekteki son gelişmeleri takip etmek ve bunların uygun olanlarını hasta hizmetine sunmak başlıcalarıdır.
Transfer edilen embriyo sayısına karar verir iken dikkat ettiğimiz hususlar; 1) Bayan yaşı; 2) Daha önceki tüp bebek uygulama sayısı; 3) Aynı birliktelikten varsa gebelik öyküsü; 4) Embriyo kalitesi; 5) Dondurarak saklamaya uygun embriyo varlığı. Elbette uygun hastada, örneğin 35 yaş altı bayan yaşında, ilk uygulama, çok kaliteli embriyo varlığı ve hatta dondurarak saklamaya uygun embriyo varlığında 1 embriyo transfer edilebilir. Ama 39 yaşında, daha önce 2 uygulama başarısızlığı olan veya embriyo kalitesi düşük bir bayana 2 embriyo transferi aşikar olarak gebelik oranını azaltacaktır. Amerikan Üreme Derneği (American Society of Reproductiive Medicine, ASRM) 40-42 yaşında 5 embriyo transferi tavsiye etmekte; hatta 43 yaş sonrası transfer edilkecek embriyo sayısı ile yeterli bilgi olmadığını ifade etmektedir.
Sonuç olarak, tüp bebek merkezlerine de düşen sorumluluklar olmakla birlikte, tüm hastaları sadece 2 yaş aralığı ile (35 yaş altı ve üstü) ve sadece 35 yaş altında uygulama sayısını dikkate alan bir yönetmeliğin, günümüz devlet desteği politikasını da göz önüne aldığımızda, hasta aleyhine olacağını öngörmek herhalde hata olmayacaktır.
Bu konuda 07 Nisan 2010 tarihinde SHOW TV'de vermiş olduğum beyanatı izleyebilirsiniz