Prof. Dr. Hakan YARALI

Menü

Duyuru
4 Eylül 2010 Cumartesi Saat 09:00'da TRT-GAP Televizyon kanalında yayınlanan "Hayatın Renkleri" adlı programda Tüp Bebek konusu işlenecektir.
21 Temmuz 2010 Çarşamba Saat 11:00'de TRT-GAP Televizyon kanalında yayınlanan "REÇETE" adlı programın "Uzmanı Tanıyalım" bölümünde Prof.Dr. Hakan YARALI tanıtılmıştır. Programı buradan izleyebilirsiniz
15 Temmuz 2010 tarihinde TRT1 kanalında 08:06'da yayınlanan Sabah Aktüel programında Yumurta Dondurma Yöntemi ile ilgili yayınımızı izleyebilirsiniz.
05 Temmuz 2010 tarihinde TRT Türk kanalında 07:30'da yayınlanan Türkiye'de Bu Sabah programında Tüp Bebekte Metabolomik Yöntemi ile ilgili yayınımızı izleyebilirsiniz.

Basın - Yayın

Tüp Bebeklerimiz
                    

Hasta Notları
Hakan bey size çok minnettarız...baştan beri tedavimde hiçbir bir olumsuzluk yaşamadım...çalışan herkes
DEVAMI
sevgili hocamız dr hakan yaralı: 4 ağustos tarihinde merkezinizde ART tedavisi ile embriyo transferi gerçekleştirildi eşime
DEVAMI
Sizin bu yaptığınıza nasıl teşekkür edilirki.Allahın izni ile bize sizin elinizden şifa geldi ve şimdi iki aylık bir
DEVAMI
Hakan hocam çok teşekkür ederim bize dünyanın en güzel şeyi olan bu mutluluğu yaşatmay vesile oldunuz çok
DEVAMI
MERHABALAR, BEN GAZİANTEP'TEN PINAR ÖZALP. 2008 TEMMUZ AYINDA SİZ DE 2. TÜP BEBEK DENEMESİ OLMUŞTU VE 4 AĞUSTOS 2008
DEVAMI
iyi günler,ben daha önce size bebeyim olmuyor diye gelmiştim tüp bebek konusunda ısrarlıydım siz bir sorun olmadıgını
DEVAMI
sayın hakan hocama ve tüm anatolia ekibine cok tskr ederim 4 yıldır anne olmayı bekliyordum 13 haziran 2010da transfer yapıldı
DEVAMI
sayın hakan hocam sizlere tüm ekibinize sonsuz teşekkür ederim 4,5 aylık bir kızım var allah sizden razı olsun saygılar.
DEVAMI
merhaba hocam biz sizin sayenizde ana baba olduk sağolun varolun teşekkür ediyoruz eyüp güldane iyiliksever kızımız
DEVAMI
Anatolia’nın ilk hastalarından biriyim. 4 yaşında bir oğlum var. İsmi arda. Size ne kadar minnettar olduğumu anlatamam.
DEVAMI
Hakan bey merhaba kızımızın gebelik takibi boyunca bize göstermiş oldugunuz ilgi için önce size sonra tüm
DEVAMI
ebru ve eşref öztürk sevgili hakan hocamız, su an bebeğimizin gözlerine baktığımızdaki duyduğumuz mutluluğumuzdaki
DEVAMI
Hakan Bey merhaba, Anna -baba olmanın ne demek olduğunu sayenizde öğrendik ve biz bu işi çok sevdik...size tekrar
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Uzun bir süreden sonra sonunda Ufuk'u sizinle tanıştırabildim. Bizi bu yoğunluğunuzda kabul ettiğiniz
DEVAMI
Hakan Bey, Bakin sizin mucizeleriniz babalari ile konusmaya calisiyorlar. Saygilarimizla, Hulya & Mesut Dogan (Irlanda
DEVAMI
Merhaba Çok kıymetli Hakan YARALI Hocam size ve Ekibinize çok teşekkür ederim Bebeğimizi kucağımıza aldık
DEVAMI
Günaydın Hakan Hoca'm, günaydın Anatolia Tüp Bebek Çalışanları, Eşim geçen hafta merkezinize
DEVAMI
Sevgili Hakan Amcacığım ve Anatolia, Annem ve babama kavuşmak için çok uzun ve zorlu bir yoldan gelirken benim
DEVAMI
17.12.2008 Hakan Bey, Hayatın en büyük mutluluğunu bize yaşattığınız için size minnettarız. Dualarımız
DEVAMI
Sayın Prof. Dr. Hakan Yaralı, Size 2004 yılında Prof. Dr. Tunçalp Özgen referansı ile gelmiştim. Mikroenjeksiyon
DEVAMI
26.05.2008 Hakan Bey, Her şeyden önce çok ama çok teşekkür etmek istiyorum. 7 ay önce sizinle
DEVAMI
02.12.2005 Saygıdeğer hocam Prof. Dr. Hakan Yaralı’ ya Sayın hocam size ve ekibinize nasıl teşekkür edeceğimizi
DEVAMI
17.11.2005 Perşembe Sayın Prof. Dr. Hakan Be Öncelikle açmış olduğunuz Anatolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Bebeğimize kavuşmamızda bir doktor ve bir ağabey olarak emek, destek ve katkınız çok büyük.
DEVAMI
Sayın Dr. Hakan Yaralı Hayatım en zor, en kritik günlerinde bana umut verdiniz, hayatıma kızımı dahil ettiniz. Böyle
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, 7 yıl boyunca beklediğimiz güzel bebeğimize sayenizde kavuştuk. Bilginize, özverili çalışmalarınıza
DEVAMI
Hakan Bey, Evladım Tanrı’nın izni ve yardımıyla, sizin sayenizde anne oldu. Kızım ve siz elele vererek umuda doğru
DEVAMI
Merhaba, Ben sizin hastanız Hanım Çevik. İlk öncelikle orda hastanede görevli olan herkese selamlar gönderiyorum.
DEVAMI
Ege & Efe Yıldırım Embriyo Transferleri: 14.03.2004 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp
DEVAMI
Tüp Bebek Servisi çalışanlarına ve özellikle Prof. Dr. Hakan Yaralı’ ya teşekkür ederiz. Zeynep
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey Bizim için o kadar özelsiniz ki…Siz olmasaydınız bu işe bu kadar umutla bakamazdık. Her
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Nihayet yavrularimiza 16/11/09 tarihi itibariyle kavustuk. Yillardir aradigimiz mutlulugumuzu sizinle paylasmak
DEVAMI
Güler yüzlü, sevecen, yeşil gözleriyle insanın kalbine ışık tutan hocamız Prof. Dr Hakan YARALI’ ya
DEVAMI
Her zaman ümitle geldim. Hiçbir zaman ümidimi kesmedim. Özellikle Hakan Yaralı hocama desteğinden dolayı
DEVAMI
Kliniğinizin ilk hastalarındanım. 3. denememde de burdayım. Tüp bebek işlemi bir ekip işi. Başta Hakan Hoca olmak üzere
DEVAMI
Görüşlerim hep pozitif. Hakan Beyin dürüstlüğünden ve verdiği güvenden dolayı çok teşekkür
DEVAMI
Değerli hocamız Hakan Yaralı ve ekibi güven verici, ilgili, kibar ve yol gösterici idiler. Aile olarak çok memnun
DEVAMI
Herşeyiyle güven duyduğum bir merkez. Özellikle doktorum Hakan Yaralı’nın önemi benim eşim için çok
DEVAMI
Anatoliaya’ya ilk gelişimiz. Personelin gereği gibi bize yardımcı olması ve ilgilenmesi memnun edici. Güleryüzlü
DEVAMI
İlk geldiğimde çok heyecanlıydım. Prof. Dr. Hakan Yaralı hocanın ve çalışan personelin vermiş olduğu pozitiflik
DEVAMI
Çok mutluyum. Anatolia ekibine çok teşekkür ederim. Allah her şeyi Hakan hocamızın gönlünce versin.
DEVAMI
Sn. Hakan Yaralı ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Gayet ilgili ve güler yüzlü yaklaşımları oldukça
DEVAMI
Hakan Beye müteşekkiriz. Bize gerçekçi, samimi bir şekilde mevcut durumu çok iyi izah etti. Personel çok
DEVAMI
O kadar sevdik ki Hakan hocamızı, onun bilimsel bakış açısını kendimizi güven içinde bulduk. Hakan hocamız
DEVAMI
Ortamın temiz, çalışanların güler yüzlü ve güvenilir olması tedavi süreci boyunca her zaman d
DEVAMI
İlk girdiğimde çok ısındım. Hemşirelerden de doktorlardan da çok memnundum. Çıkarken de aynı düşüncelerim
DEVAMI
İlk andan itibaren güler yüzlü ve ilgili personel ve Sayın Hakan Yaralı hocamızdan çok memnun kaldık. Hepinize
DEVAMI
Anne baba olmak bu duyguyu yaşamak isteyenler için bir umuttur, bir rüyadır. Umuda yolculuk için Hakan Hocam’a
DEVAMI
İlk gelişimizde güler yüzlü Hakan Hoca ve ekibi bizi umutlandırdı. Şu anda gayet iyi durumdayız. İnşallah çocuklarımız
DEVAMI
Akpınar Ailesinin öyküsü Hocam, Bu yazıyı yarım saat icinde okuyabilirsiniz, vakit ayırırsanız yılına
DEVAMI

Arama

Mesajınızı Yazın
Adı Soyadı
Konu
Telefon
E-Mail
Mesaj

ANA SAYFA / JİNEKOLOJİ
Polikistik over sendromu
Kadınlarda en sık rastlanan hormon bozukluğu polikistik over sendromudur (PCOS). Esasında PCOS, sadece kadın hastalıkları kapsamında değil, vücuttaki tüm organ sistemleri kapsamında en sık görülen hormon bozukluğudur. Nedeni tam olarak bilinmemektedir; teoriler hastalığıdır. Genetik yatkınlık gösteren bir yumurtalık hastalığı olarak düşünülmektedir. Sendrom tipik olarak genç kızlarda ve genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar.

Metabolik Korunma:

Polikistik over sendromunun tipik özellikleri ilk adet tarihinden itibaren (genellikle 13-15 yaş; menarş) seyrek adet (yılda 9 veya daha az) ve androjen fazlalığı bulgularıdır (kanda testosteron yüksekliği ve/veya tüylenmede artma, yağlı cilt, sivilce, saç dökülmesi). %50 olguda kilo fazlalığı veya şişmanlık görülür; PCOS’nin kilo almaya biyolojik yatkınlık yapması tartışmalı bir konu olsa da kilo fazlalığının tablonun tüm özelliklerini olumsuz etkilediği bir gerçektir. Hacettepe Tıp Fakültesi Dönem 4 dersinde talebelere bu dersi anlatır iken şöyle bir cümle kurarım: “Hepimiz kilo fazlalığı ile mücadele etmeliyiz; her iki cinste kilo fazlalığı bütün organ sistemlerini olumsuz etkilemektedir. Yalnız PCOS’li olgular aşırı kilo almamaya çok daha fazla özen göstermelidirler; çünkü kilo fazlalığı PCOS’de tüm şikayetleri ve bulguları, yani adet düzensizliği, tüylenmede artma, gebe kalmada sıkıntı ve metabolik riskleri olumsuz etkileyen bağımsız bir risk faktörüdür”. Bazı teorilere göre anne karnında başlayıp, ölüme kadar devam eden, hayatın farklı dönemlerinde, kendini farklı bulgularla ortaya koyan bir hastalıktır. Nedenini tam olarak bilmediğimiz ve genetik faktörlerin de rol oynayabileceğini düşündüğümüz için nedene yönelik bir tedavisi, maalesef, yoktur. Tedavi belirtilere yöneliktir. Hastanın tedavisindeki en önemli ve birinci basamak kilonun kontrol altına alınması ve kilo verdirilmesidir. Maalesef, pratik hayatta kilo verilmesinde çoğu zaman başarı sınırlı olabilmektedir. Kilo verilmesinde başarı anahtarı, hastanın tam uyum içinde olma isteği, bir diyet uzmanından profesyonelce alınacak destek ve uygun egzersiz programı uygulanmasıdır. Bunlara uyulduğunda, elbette kolaylıkla kilo verilebilinir.

Kadınlardaki kilo alımı ve yağlanmayı biz ikiye ayırabiliriz. Bunlardan ilki “erkek tipi” olarak tabir edilen kilo alımının karın çevresi ve üst gövdede olması, bacakların ve kalçaların ise ince olması durumudur. İkinci tür kilo alımı tipi ise “bayan tipi” olarak tabir edilen kalçalarda ve bacaklarda olan şişmanlıktır; gövde incedir. Kozmetik olarak bakıldığı zaman erkek tipi şiişmanlığın gizlenmesi daha basit olmasına rağmen, beraberinde getirdiği sağlık sorunları açısından daha kötüdür. Çünkü erkek tipi olan bu yağlanma yüksek kolesterol oranları ve artmış metabolik riskler (şeker hastalığı riski artması vs) ile seyreder. Polikistik over sendromlu kadınlarda kilo alımı erkek tipindedir. Hangi tip şişmanlığı anlamak için karın çevresini ölçmekteyiz; göbek hizasından karın çevresi 88 cm’i aşmış ise erkek tipi şişmanlık düşünür ve bu durumun artmış metabolik riskler açısından bir faktör olabileceğini düşünürüz.

Polikistik over sendromlu bayanlarda uzun dönemde bazı artmış metabolik riskler vardır. Bu olgularda 40’lı yaşlar ve sonrasında şeker hastalığı riski kesin olarak, PCOS’li olmayan olgulara, göre artmıştır. Bu olgularda %40 civarında gizli şeker, %6–8 olguda ise aşikâr şeker (tip 2 diabet) sıklığı söz konusudur. Şeker hastalığının sinsi bir seyir gösterebileceği de göz önünde bulundurulur ise, bu olgularda, kilodan bağımsız olarak ilk tanı konduğunda ve sonrasında 2 yolda bir 75 gr şeker yükleme testi yapılmalıdır; önemli bir husus sadece açlık kan şekeri bakılmasının yeterli olmayacağıdır. Bizim Hacettepe PCOS Grubu olarak yapmış olduğumuz ve yurt dışı saygın bir dergide yayınlamış olduğumuz bir çalışmada (PDF) PCOS’li bireylerin birinci derece yakınlarında (anne, baba ve kardeş) 75 gr şeker taraması yaptığımız zaman anne ve babaların %50’e yakınında gizli veya aşikâr şeker hastalığı tespit ettik. PCOS’li olgularda, ilerleyen bayan yaşı, kilo fazlalığı ve birince derece aile bireylerinde şeker hastalığı varlığı, şeker hastalığı gelişmesi için ilave risk faktörlerini oluşturmaktadır. Ayrıca, kesin olmamakla birlikte hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve koroner kalp hastalığı riskleri artmaktadır. Bununla birlikte PCOS’li olguların hayat beklenti sürelerinde bir azalma söz konusu değildir.

Tüylenmede artma tedavisi:

Polikistik over sendromunun bulgularından biri de cilt değişlikleridir. Yani tüylenmede artma, saç dökülmesi, yağlanma, sivilce artımı gibi şikayetlerdir. Bu cilt değişikliklerinin tedavisinde anti-adrojenler (erkeklik hormonlarını baskılayan ilaçlar) kullanılması gerekir. Bu kapsamda kullanılan ilaçlar doğum kontrol hapları, Aldakton (Spironolakton) ve diğer antiandrojenlerdir. Doğum kontrol haplarının hiç birinin bir diğerine göre etkinlik ve emniyetlilik açısından bir farkı yoktur. Tüylenmede artma yanı sıra adetlerin düzenlenmesi doğum kontrol hapı kullanımının ikinci bir avantajıdır. Aldakton, gerçekte bir idrar söktürücü olsa da tüylenmede artma kapsamında etkin bir ilaçtır. Tüylenmede artma tıbbi tedavisi çocuk isteği olan dönemlerde yapılmamalıdır; çünkü kullanılacak ilaçlar ya yumurtlamayı baskılarlar (doğum kontrol hapları gibi) veya gebelik varlığında kullanılmaması gereken ilaçlardır (Aldakton gibi). Bir diğer husus, tüylenmede artmanın tıbbi tedavisinde yanıt geç (6 ay içinde) olur ve mevcut tüyü dökmezler. Gerekir ise, birden fazla ilaç da kombine edilebilir.

PCOS’de Kısırlık Tedavisi:

Polikistik over sendromunun diğer bir bulgusu ise yumurtlamanın seyrek veya hiç olmamasına bağlı gebe kalamamadır (kısırlık). Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, yumurtlamayı uyarıcı ilaçların kullanılması gerekir. Bu kapsamda ilk yapılması gereken, mümkün ise, aşırı kilolardan kurtulmak için kilo verilmesidir. Kilo fazlalığı kısırlık tedavinse direnci arttırmakta ve düşük oranlarını arttırabilmektedir; ayrıca gebelik varlığında bir takım riskler de artabilmektedir. Bununla birlikte, kilo verilmesi, pratikte çoğu zaman çok güç olmaktadır. Tıbbi tedavide 1. basamak yani ilk seçenek klomifen sitrattır (clomiphen citrate; CC; Serophene, Gonaphenei Klomid). CC ile 6 ayda %80 yumurtlama, %40 gebelik elde edilmektedir. Kendiliğinden veya progesteron (Farlutal, günde 2 tablet, 10 gün) ile sağlanmış adet kanaması sonrası âdetin 3.-7. günleri arasında 5 gün, günde 1 tablet ağızdan başlanır. 10–17. günler arası sık (2–3 günde bir) cinsel ilişki, 21–24. günler arası kanda progesteron tayini ile yumurtlama varlığı araştırılır. Bu zaman aralığında yapılan kanda progesteron’un 5 ng/ml üzerinde olması yumurtlamayı düşündürür. Yumurtlama olduğu halde gebelik olmaz ise CC dozunu arttırmaya gerek yoktur. CC ile yumurtlama sağlanamamış ise, doz 100 mg/güne çıkılır ve aynı şema hastaya tarif edilir. Gerekir ise doz 150 mg/güne dek çıkartılabilir. Eğer 150 mg/gün, 5 gün ile de yumurtlama ve/veya gebelik elde edilememiş ise bu olgular CC başarısızlığı olarak kabul edilirler. Bu olgularda 2. basamak tedavi seçeneği günlük iğne (FSH; Gonal-F, Puregon, Menogon, Menopu, Merional, Fostimon) tedavisidir. Düşük-doz tedrici artım (low-dose step-up) protokolu kullanılır; bir uygulama ayı başına %95–98 yumurtlama, %20–23 gebelik elde edilir. 4 ayda gebelik oranları %50-60’lara kadar çıkmaktadır. Bu tedavinin uygulanması, gerekli doz ayarlamaları kapsamında, deneyim gerektirir ve mutlaka bu konuda tecrübeli kişiler tarafınca yürütülmelidir. Bizim bu konudaki geniş hasta sayısına dayalı deneyimizi yurt dışı saygın bir dergide yayınladık (PDF). Aksi takdirde aşırı uyarım sendromu ve çoğu gebelik riski söz konusu olabilir. Günlük iğne tedavisi ile de yanıt alınamayan olgularda, 3. basamak tedavi seçeneği tüp bebektir. Tüp bebek ile gebelik oranları bu olgularda çok iyidir; hatta yakın zamanda yapmış olduğumuz ve yurt dışında saygın bir dergide yayınlamış olduğumuz bir diğer makalede PCOS’li olgularda tüp bebek gebelik oranlarımız, PCOS olmayan sadece erkeğe bağlı kısırlık olan olgulardan daha bile yüksek idi (PDF). Sonuç olarak bu olgularda doğurganlık açısından çok etkin mücadele edebilmekteyiz.

Metformin (Glukofaj, Glukofen) tedavisi PCOS’li olgularda günümüzde çok yoğun olarak kullanılmaktadır. Esasında insülün duyarlaştırıcı bir anti-diabetik olan bu ilacın PCOS’li olgularda doğurganlık açısından yeri çok sınırlıdır. Yakın zamanda yapılan çok geniş iyi tasarlanmış bir çalışmada tek başına Metformin ile alınan neticeler, tek başına göre CC’e göre daha kötüdür; CC’e eklenmesi de sadece CC kullanımına ilave canlı doğum oranları kapsamında yarar sağlamamaktadır. Metabolik korunma açısından kullanımına gelince, daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

PCOS’de rahim iç tabakası (endometrium) korunması:

İhmal olan PCOS’li olgularda, uzun süren adet düzensizliği, açık adet araları veya hiç adet olmama durumunda, rahimin iç tabakasında kalınlaşma (endometrial hiperplazi) ve rahim içi kanseri riski söz konusu olabilir. Bu nedenle, bu olgular, çocuk isteminden bağımsız olarak düzenli adet görmelerini isteriz. Bunu da dışarıdan progesteron (Farlutal) veya oral kontraseptif vererek sağlarız. Uzun süre adet araları açık olmuş ihmal olmuş vakalarda ve özellikle transvajinal ultrasononografide iç tabaka kalınsa endometrial biopsi yapılması tavsiye edilmektedir.

Cinnah Caddesi No.54 06690 Çankaya - Ankara       (+90 312) 442 64 64       info@hakanyarali.com.tr
© 2010 Prof.Dr. Hakan YARALI, Ankara, Turkey. All Rights Reserved. Web Design and Php Code by ORDEN