Gebe kalmakta sıkıntı, tıbbi terim ile infertilite, hem aile içi hem de sosyal boyutu olan ve süre uzadıkça çiftler için çoğu zaman yıpratıcı ve baş edilmesi güç olan bir durumdur. Ağır olmayan kadına veya erkeğe ait gebe kalamama nedenlerinde yumurtlatma/aşılama gibi tedavi seçenekleri sonrasında, ağır bayana/erkeğe ait nedenlerde ise hemen tüp bebek uygulamalarına başvurmaktayız. Son 15–20 yılda tüp bebek uygulamalarında baş döndürücü hızla gelişmeler sağlanmış ve çiftlere yüksek gebelik oranları sunulma imkânı doğmuştur; bu gelişmelerin daha da devam edeceğini öngörmek herhalde yanlış olmayacaktır.
Ülkemizde de tüp bebek uygulamaları başarı ile uygulanmaktadır. Başarı için kişiye özgü tedavi protokolü belirlenmesi ve uygulanması, gerek var ise gerekli ön değerlendirmelerin hızlı ve etkin yapılması ve baş döndürücü hızla gelişmekte olan teknolojilerin takibi, uygun olanlarının hasta uygulamalarına dönüştürülmesi önem arz etmektedir. Özellikle araştırmacı olan anne ve baba adaylarının, günümüz internet çağında, yaptığı değerlendirmelerde merkez seçerken dikkat etmeleri gereken bazı hususlar olduğunu düşünmekteyim. Tüp Bebek Merkezi’nin gebelik oranları, daha doğrusu eve canlı bebekle gitme oranları nedir? Arzu etmediğimiz çoğul gebelik oranı nedir? Saygın bir dondurma programı var mıdır? Elbette bu soruların cevaplarını doğru olarak bulmak güç olsa da, referans olarak, transfer başına ortalama %50–55 gebe kalma, %40 eve canlı bebekle gitme, %20–25 çoğul gebelik, donma-çözme uygulamalarında da taze uygulama oranlarına yakın gebelik beklentisi olmalıdır.
Sitemde infertilite, tüp bebek, gebelik, endoskopi, jinekoloji ve menopoz ile güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.
19.7.1962’de Ankara’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde tamamladı. 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1987–1991 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Anabilim Dalı’nda Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptı. 1991–1992 yılları arasında Kanada’da Columbia Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Ünitesi’nde Üreme Tıbbı ile ilgili üst ihtisas yaptı. 1992’de tekrar Hacettepe Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’na dönen Dr. Yaralı, 1994’de Yardımcı Doçent, 1996’da Doçent ve 2003’de Profesör unvanlarını aldı. Ekim 2009 itibarı ile Hacettepe Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürütmektedir.
Aydan aya gebe kalma oranı aynı olarak kabul edilse de, genellikle, korunmasız cinsel ilişkide bulunulan çiftlerin ilk ay gebe kalma oranları en yüksektir. İlk 3 ay içerisinde gebelik olmazsa aylık gebelik oranları düşmeye başlar. Göreceli olarak geç 30’lu yaşlardan sonra aylık gebe kalma oranı, erken 20’li yaşlara göre yarı yarıya azalmaktadır.
Yumurtlama bozuklukları:
Yumurtlama bozukluklarını 3 grup ta inceleyebiliriz. Bunlardan ilki hipogonadotropik hipogonadizm adı verilen ve beyinden salgılanıp yumurtalıkları
Korunmasız cinsel ilişki ile 1 yıl içinde çiftlerin %85’inde gebelik elde edilmektedir.Ancak %15 hasta gebe kalmakta sıkıntı nedeniyle hekimlere başvurmaktadırlar.Gebe