Prof. Dr. Hakan YARALI

Menü

Duyuru
4 Eylül 2010 Cumartesi Saat 09:00'da TRT-GAP Televizyon kanalında yayınlanan "Hayatın Renkleri" adlı programda Tüp Bebek konusu işlenecektir.
21 Temmuz 2010 Çarşamba Saat 11:00'de TRT-GAP Televizyon kanalında yayınlanan "REÇETE" adlı programın "Uzmanı Tanıyalım" bölümünde Prof.Dr. Hakan YARALI tanıtılmıştır. Programı buradan izleyebilirsiniz
15 Temmuz 2010 tarihinde TRT1 kanalında 08:06'da yayınlanan Sabah Aktüel programında Yumurta Dondurma Yöntemi ile ilgili yayınımızı izleyebilirsiniz.
05 Temmuz 2010 tarihinde TRT Türk kanalında 07:30'da yayınlanan Türkiye'de Bu Sabah programında Tüp Bebekte Metabolomik Yöntemi ile ilgili yayınımızı izleyebilirsiniz.

Basın - Yayın

Tüp Bebeklerimiz
                    

Hasta Notları
Hakan bey size çok minnettarız...baştan beri tedavimde hiçbir bir olumsuzluk yaşamadım...çalışan herkes
DEVAMI
sevgili hocamız dr hakan yaralı: 4 ağustos tarihinde merkezinizde ART tedavisi ile embriyo transferi gerçekleştirildi eşime
DEVAMI
Sizin bu yaptığınıza nasıl teşekkür edilirki.Allahın izni ile bize sizin elinizden şifa geldi ve şimdi iki aylık bir
DEVAMI
Hakan hocam çok teşekkür ederim bize dünyanın en güzel şeyi olan bu mutluluğu yaşatmay vesile oldunuz çok
DEVAMI
MERHABALAR, BEN GAZİANTEP'TEN PINAR ÖZALP. 2008 TEMMUZ AYINDA SİZ DE 2. TÜP BEBEK DENEMESİ OLMUŞTU VE 4 AĞUSTOS 2008
DEVAMI
iyi günler,ben daha önce size bebeyim olmuyor diye gelmiştim tüp bebek konusunda ısrarlıydım siz bir sorun olmadıgını
DEVAMI
sayın hakan hocama ve tüm anatolia ekibine cok tskr ederim 4 yıldır anne olmayı bekliyordum 13 haziran 2010da transfer yapıldı
DEVAMI
sayın hakan hocam sizlere tüm ekibinize sonsuz teşekkür ederim 4,5 aylık bir kızım var allah sizden razı olsun saygılar.
DEVAMI
merhaba hocam biz sizin sayenizde ana baba olduk sağolun varolun teşekkür ediyoruz eyüp güldane iyiliksever kızımız
DEVAMI
Anatolia’nın ilk hastalarından biriyim. 4 yaşında bir oğlum var. İsmi arda. Size ne kadar minnettar olduğumu anlatamam.
DEVAMI
Hakan bey merhaba kızımızın gebelik takibi boyunca bize göstermiş oldugunuz ilgi için önce size sonra tüm
DEVAMI
ebru ve eşref öztürk sevgili hakan hocamız, su an bebeğimizin gözlerine baktığımızdaki duyduğumuz mutluluğumuzdaki
DEVAMI
Hakan Bey merhaba, Anna -baba olmanın ne demek olduğunu sayenizde öğrendik ve biz bu işi çok sevdik...size tekrar
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Uzun bir süreden sonra sonunda Ufuk'u sizinle tanıştırabildim. Bizi bu yoğunluğunuzda kabul ettiğiniz
DEVAMI
Hakan Bey, Bakin sizin mucizeleriniz babalari ile konusmaya calisiyorlar. Saygilarimizla, Hulya & Mesut Dogan (Irlanda
DEVAMI
Merhaba Çok kıymetli Hakan YARALI Hocam size ve Ekibinize çok teşekkür ederim Bebeğimizi kucağımıza aldık
DEVAMI
Günaydın Hakan Hoca'm, günaydın Anatolia Tüp Bebek Çalışanları, Eşim geçen hafta merkezinize
DEVAMI
Sevgili Hakan Amcacığım ve Anatolia, Annem ve babama kavuşmak için çok uzun ve zorlu bir yoldan gelirken benim
DEVAMI
17.12.2008 Hakan Bey, Hayatın en büyük mutluluğunu bize yaşattığınız için size minnettarız. Dualarımız
DEVAMI
Sayın Prof. Dr. Hakan Yaralı, Size 2004 yılında Prof. Dr. Tunçalp Özgen referansı ile gelmiştim. Mikroenjeksiyon
DEVAMI
26.05.2008 Hakan Bey, Her şeyden önce çok ama çok teşekkür etmek istiyorum. 7 ay önce sizinle
DEVAMI
02.12.2005 Saygıdeğer hocam Prof. Dr. Hakan Yaralı’ ya Sayın hocam size ve ekibinize nasıl teşekkür edeceğimizi
DEVAMI
17.11.2005 Perşembe Sayın Prof. Dr. Hakan Be Öncelikle açmış olduğunuz Anatolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Bebeğimize kavuşmamızda bir doktor ve bir ağabey olarak emek, destek ve katkınız çok büyük.
DEVAMI
Sayın Dr. Hakan Yaralı Hayatım en zor, en kritik günlerinde bana umut verdiniz, hayatıma kızımı dahil ettiniz. Böyle
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, 7 yıl boyunca beklediğimiz güzel bebeğimize sayenizde kavuştuk. Bilginize, özverili çalışmalarınıza
DEVAMI
Hakan Bey, Evladım Tanrı’nın izni ve yardımıyla, sizin sayenizde anne oldu. Kızım ve siz elele vererek umuda doğru
DEVAMI
Merhaba, Ben sizin hastanız Hanım Çevik. İlk öncelikle orda hastanede görevli olan herkese selamlar gönderiyorum.
DEVAMI
Ege & Efe Yıldırım Embriyo Transferleri: 14.03.2004 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp
DEVAMI
Tüp Bebek Servisi çalışanlarına ve özellikle Prof. Dr. Hakan Yaralı’ ya teşekkür ederiz. Zeynep
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey Bizim için o kadar özelsiniz ki…Siz olmasaydınız bu işe bu kadar umutla bakamazdık. Her
DEVAMI
Sevgili Hakan Bey, Nihayet yavrularimiza 16/11/09 tarihi itibariyle kavustuk. Yillardir aradigimiz mutlulugumuzu sizinle paylasmak
DEVAMI
Güler yüzlü, sevecen, yeşil gözleriyle insanın kalbine ışık tutan hocamız Prof. Dr Hakan YARALI’ ya
DEVAMI
Her zaman ümitle geldim. Hiçbir zaman ümidimi kesmedim. Özellikle Hakan Yaralı hocama desteğinden dolayı
DEVAMI
Kliniğinizin ilk hastalarındanım. 3. denememde de burdayım. Tüp bebek işlemi bir ekip işi. Başta Hakan Hoca olmak üzere
DEVAMI
Görüşlerim hep pozitif. Hakan Beyin dürüstlüğünden ve verdiği güvenden dolayı çok teşekkür
DEVAMI
Değerli hocamız Hakan Yaralı ve ekibi güven verici, ilgili, kibar ve yol gösterici idiler. Aile olarak çok memnun
DEVAMI
Herşeyiyle güven duyduğum bir merkez. Özellikle doktorum Hakan Yaralı’nın önemi benim eşim için çok
DEVAMI
Anatoliaya’ya ilk gelişimiz. Personelin gereği gibi bize yardımcı olması ve ilgilenmesi memnun edici. Güleryüzlü
DEVAMI
İlk geldiğimde çok heyecanlıydım. Prof. Dr. Hakan Yaralı hocanın ve çalışan personelin vermiş olduğu pozitiflik
DEVAMI
Çok mutluyum. Anatolia ekibine çok teşekkür ederim. Allah her şeyi Hakan hocamızın gönlünce versin.
DEVAMI
Sn. Hakan Yaralı ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Gayet ilgili ve güler yüzlü yaklaşımları oldukça
DEVAMI
Hakan Beye müteşekkiriz. Bize gerçekçi, samimi bir şekilde mevcut durumu çok iyi izah etti. Personel çok
DEVAMI
O kadar sevdik ki Hakan hocamızı, onun bilimsel bakış açısını kendimizi güven içinde bulduk. Hakan hocamız
DEVAMI
Ortamın temiz, çalışanların güler yüzlü ve güvenilir olması tedavi süreci boyunca her zaman d
DEVAMI
İlk girdiğimde çok ısındım. Hemşirelerden de doktorlardan da çok memnundum. Çıkarken de aynı düşüncelerim
DEVAMI
İlk andan itibaren güler yüzlü ve ilgili personel ve Sayın Hakan Yaralı hocamızdan çok memnun kaldık. Hepinize
DEVAMI
Anne baba olmak bu duyguyu yaşamak isteyenler için bir umuttur, bir rüyadır. Umuda yolculuk için Hakan Hocam’a
DEVAMI
İlk gelişimizde güler yüzlü Hakan Hoca ve ekibi bizi umutlandırdı. Şu anda gayet iyi durumdayız. İnşallah çocuklarımız
DEVAMI
Akpınar Ailesinin öyküsü Hocam, Bu yazıyı yarım saat icinde okuyabilirsiniz, vakit ayırırsanız yılına
DEVAMI

Arama

Mesajınızı Yazın
Adı Soyadı
Konu
Telefon
E-Mail
Mesaj

ANA SAYFA / GEBELİK
Gebelik sırasında enfeksiyonlar
Bu grup enfeksiyonlar (TORCH) gebelikte geçirildikleri takdirde bebek kayıplarına ve sakatlıklara yol açabilen hastalıklar grubudur.

T: Toksoplasmozis

: Others(“diğerleri”; örneğin Varicella Zoster (suçiçeği) ve HPV

R:Rubella (kızamıkçık)

C: Citomegalovirus

H: Herpes virus

TOKSOPLASMOZİS

Toksoplasma gondii adlı parazitin sebep olduğu bulaşıcı hastalıktır. Bağışıklık sistemi sağlıklı olanlarda ve gebe olmayan insanlarda bu enfeksiyon hafif grip benzeri şikayetler oluşturan sessiz bir hastalıktır ve çoğu zaman hastalığın geçirildiği fark edilmez. Türkiye’de yapılan çeşitli araştırmalarda üreme çağındaki kadınların %14’ünün bu hastalığı geçirmiş yani bağışıklığa sahip olduğu saptanmıştır. Hastalığa sebep olan parazitin 3 formu vardır.

1) Takizoit: hızlı çoğalan formu

2) Doku kisti: sessiz formu

3) Ookist: sadece kedilerin sindirim sisteminde yaşayabilen formu

Prensip olarak 3 şekilde insana bulaşabilir. En sık bulaşma şekli yeterince pişirilmemiş et ürünleri ile doku kisti formunun bulaşmasıdır. İkinci bulaşma yolu ise parazit ile enfekte olmuş eti yiyen kedilerin dışkısıyla atılan ookist formuyla kirlenmiş toprakla temas eden iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerdir. Ookist formu uygun koşullarda 1 yıla yakın bulaşıcı olarak kalabilir. Üçüncü buluşma yolu ise annenin gebeliği sırasında toksoplasmozis geçirmesi ile plasentadan bebeğe hastalık geçmesidir. Evden dışarı salınmayan ve çiğ et yedirilmeyen ev kedilerinden bulaşma olmaz. Kediler tüylerini temizleyen hayvanlardır ve dışkıları tüylerinde bulunmaz. Dolayısıyla kediye dokunmak ile bulaşma olması mümkün değildir.

Toksoplasmozis bir kere geçirilir ve hayat boyu bağışıklık kazanılır. Dolayısıyla gebelikten önce bu hastalığı geçirmiş olanlarda hastalığı tekrar geçirmek mümkün değildir. Gebelik öncesinde Toksoplasmozise karşı oluşan antikorlardan Ig G tipi antikorun tespit edilmesi enfeksiyonun daha önce geçirildiğini gösterir. Ig G tipi antikor tespit edilmediği durumda kişi hastalığı geçirmemiştir. Dolayısıyla gebelik sırasında Toksoplazma parazitin bulaşma olasılığından korunmak için bir takım önlemler alınmalıdır.

• İyi pişmemiş et, çiğ et, iyi yıkandığından şüphe duyulan sebze ve meyve, pastörize olmamış süt tüketilmemelidir.

• Çiğ et ile temas edildikten sonra eller çok iyi yıkanmalıdır.

• Toprakla uğraşanlar mutlaka eldiven kullanmalıdırlar.

• Kedinizin evden çıkmasına izin vermeyin, çiğ et yedirmeyin.

• Kedinizin kumunu bir başka aile üyesinin değiştirmesini isteyin. Kedi kumu kabını 5 dakika kaynar suda bırakın böylece dezenfekte olacaktır. Eğer bu mümkün değilse mutlaka eldiven giyin ve sonrasında ellerinizi iyice yıkayın.

Gebelik sırasında geçirilen toksoplasmozis annede %90 şikayet oluşturmadan veya halsizlik kas ağrıları gibi sessiz şikayetlerle seyreder. Annenin aktif enfeksiyonu geçirdiği gebelik dönemine göre bebeğe bulaşma ve bebekte hasar oluşturma olasılığı değişir. Gebeliğin erken döneminde enfeksiyon geçirildiyse bebeğe bulaşma olasılığı düşük fakat bebek enfekte olursa hasar gelişme olasılığı fazladır. Gebeliğin son 3 ayında mikrop alındıysa %60 olasılıkla bebek toksoplasmozisli olarak doğacaktır. Bebeğe enfeksiyon bulaşacak olursa ultrasonda ventrikulomegali (beyin içi sıvı artışı), intrakranial kalsifikasyonlar (kafa içi kireçlenme), karaciğerde büyüme, asit (vücutta su toplama) izlenir. Sonuç olarak bebek rahim içindeyken kaybedilebilir, nörolojik (beyin ve sinir sistemi) anormallikleri ve körlük gelişebilir.

Tanı

Fransa ve Avusturya gibi hastalık sıklığının yüksek olduğu ülkelerde bütün gebeler rutin olarak taranmaktadır. Ülkemizdeyse hastaneden hastaneye değişen uygulamalar vardır. Anne kanında Toksoplasma’ya karşı gelişen Ig G ve Ig M antikorları bakılır.

  Ig M Ig G

Hastalık geçirilmemiş

(bağışıklık yok)

Negatif Negatif
Geçirilmiş hastalık ve bağışıklık var Negatif Pozitif
Akut hastalık Pozitif Negatif
Akut hastalık Negatif 3 hafta arayla iki kez bakıldığında seviye 4 kat arttıysa veya ilk bakıldığında negatif ikinci bakıldığında pozitif ise

Tanı yukarıdaki tablodaki gibi ne yazık ki her zaman kolay olmaz. Şüpheli pozitif sonuçlar ile karşılaşılabilir. Ig M tipi antikorlar aktif enfeksiyon göstergesi olsa da bazen 1 yıla kadar pozitif kalabimektedir. Ig G avidite testi ile sonuçlar kombine edilebilir. Yüksek avidite hastalığın daha önceden geçirilmiş olduğunu göstererek aktif hastalığı dışlar. Annede aktif hastalık saptandığında bebeğe mikrobun bulaşıp bulaşmadığı ise amniosentezle alınan amnion sıvısında PCR yöntemiyle parazit DNA’sı aranarak anlaşılır.

Tedavi

Annede enfeksiyon tespit edilir edilmez hemen spiramycin 3 gr başlanmalıdır. Bebekte enfeksiyon tespit edildiğinde ise tedaviye primetamin/sulfodiazin eklenir. Tedavi, enfeksiyonun anneden bebeğe bulaşmasını önlemez ama bebekte oluşabilecek sakatlıkların şiddetini azaltır. 26. gebelik haftasından önce bebeğe hastalığın bulaştığı ispatlanırsa aileyle gebeliği sonlandırma seçeneği tartışılmalıdır.

RUBELLA (KIZAMIKÇIK)

Damlacık yoluyla bulaşan viral döküntülü bir hastalıktır. 2-3 hafta kuluçka süresinden sonra hastada yüzden başlayıp sırasıyla gövdeye, kollara, bacaklara yayılan ve 3 gün içinde kaybolan döküntüler oluşur. Ateş, eklem ağrıları kulak arkası ve ensedeki lenf bezlerinde şişme ile karakterizedir. Çocuklarda ve erişkinlerde hafif seyirli bir hastalık olmasına rağmen gebelik sırasında geçirildiğinde bebek için tehlikeli olabilir. Doğumsal Rubella Hastalığında bebekte oluşan hastalıkları 3 başlıkta toplayabiliriz.

1. Göz: katarakt, retinopati, mikroftalmi (küçük gözler), glokom (körlükle sonuçlanabilir)

2. Kalp: kalpten çıkan ana damarlarda darlık, kalpte delik

3. Kulak: sağırlık

Gebenin kızamıkçıklı bir hastayla temas ettiğinden şüphe ediliyorsa öncelikli olarak Rubella Ig G bakılır. Ig G pozitifse hastalığı daha önce geçirmiş demektir. Eğer Ig G negatifse iki kez 3 hafta arayla Rubella IgM bakılıp negatif olduğu konfirme edilmelidir. Ig M negatifse hastaya mikrop bulaşmamış demektir ve endişe edilecek bir durum yoktur. Rubella Ig M pozitifse gebeye mikrop bulaşmış ve aktif hastalık geçiriyor demektir. Karar gebelik haftasına göre verilmelidir. Gebeliğin ilk 3 ayında mikrop alındıysa bebeğe bulaşma olasılığı yüksektir ve aileyle gebeliği sonlandırma seçeneği tartışılmalıdır. Gebeliğin geç dönemimde enfeksiyon geçiriliyorsa bebeğe bulaşma olasılığı düşüktür. Kordon kanında Rubella antikorları araştırılarak bebeğe hastalığın bulaşıp bulaşmadığı saptanabilir. Rubella ile enfekte doğan bebekler aylarca virüs yayabilir. Bu nedenle hastalık için riskli olanlardan (diğer yeni doğanlar, gebeler gibi) izole edilmelidir.

CMV

CMV (sitomegalovirus) bir DNA virusudur. CMV vücut sıvılarında bulunur ve insandan insana yakın temas veya cinsel ilişki ile bulaşır. CMV ile enfekte olan insanların çoğunda şikayet olmazken ancak %15’lik kısmında grip benzeri boğaz ağrısı, ateş, eklem ağrısı, lenf bezlerinde büyüme gibi şikayetler olur. İlk bulaşmayı takiben virus latent (gizli) hale geçer ve periyodik olarak tekrar aktive olur. Erişkinlerin yaklaşık %85’i hastalığı daha önce geçirmiştir. Fakat hastalığın geçirilmiş olması hastalığın tekrar aktive olmasını veya kişinin yeniden enfekte olmasını ne yazık ki engellemez. Gebelik sırasında enfeksiyonu ilk kez geçirenlerde mükerrer kez enfeksiyonu geçirenlere kıyasla doğumsal sorunların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. Enfeksiyonun bebeğe bulaşması riski gebeliğin ilk yarısında daha yüksektir. CMV ‘ye bağlı düşük doğum ağırlığı, mental gerilik, sarılık, karaciğer ve dalakta büyüme, kanama problemleri, görme ve işitme sorunları gelişebilir. Annedeki CMV enfeksiyonunu veya bebeğe bulaşmasını önleyen bir tedavi yoktur. Tanıda CMV’e özel Ig M ve IgG tipi antikorlara bakılır ve sonuçlara göre Ig G avidite testi eklenir.

CMV Ig G negatif, Ig M negatif: CMV ile karşılaşmamış birey CMV Ig G pozitif, Ig M negatif, Ig G avidite yüksek: Gizli CMV enfeksiyonu . İleri araştırmaya gerek yoktur.

CMV Ig G pozitif, Ig M pozitif, Ig G aviditesi yüksek: Tekrar eden CMV enfeksiyonu. Sadece seri ultrason muyaneleri ile takip edilir.

CMV Ig G pozitif, Ig M pozitif, Ig G aviditesi düşük: İlk kez hastalık geçiriliyor anlamına gelir. Ultrason ile takip edilmesi ve amniosentezle amniotik sıvıda PCR yöntemiyle CMV araştırılması gereklidir.

Gebelik sırasında ilk kez CMV enfeksiyonu geçirdiği kanıtlanan hastalarda karar vermek zordur. Çünkü her ne kadar gebeliğin ilk yarısında geçirilen enfeksiyonun bebeğe bulaşıcılığı daha yüksek olsa da bebeklerin ciddi bir kısmı da normal olarak gelişir ve doğumsal sorunları olmaz. Ayrıca ilk kez hastalığın gebelik sırasında geçirilmesi durumunda oluşabilecek doğumsal hasarların şiddeti de kesin olarak tahmin edilemez.

CMV’den korunmak için aşı yoktur. Fakat bazı önlemler alınabilir. Temel hijyen kurallarına uyulması ve bunlar içinde özellikle en az 20 saniye sabunla ellerin yıkanması çok önemlidir. Enfeksiyon sıklıkla çocukluk çağında geçirilir ve enfeksiyonu henüz geçirmemiş olan erişkinlere virüs kreş ya da okul gibi toplu yerlerde virüsü alan 2-3 yaş grubu çocuklardan geçer. Vücut sıvılarıyla bulaşma olduğundan dolayı bu yaş grubu çocuğu olanların çocuklarıyla yiyecek içecek paylaşmaması önerilir. Anaokulu ve ilkokul çalışanlarının daha önce enfeksiyonu geçirmedilerse 2.5 yaş altı çocuklarla mümkün olduğunca temastan kaçınmaları önerilir.

HERPES

Herpes simplex tip1 ve tip 2 olmak üzere iki çeşit herpes simplex virüs vardır. HSV tip 1 genital olan ve olmayan herpetik hastalıklardan tip 2 ise sadece genital herpetik hastalıklardan sorumludur. HSV tip I klasik olarak ağız ve dudak çevresindeki uçukların nedenidir. Virüs cinsel yolla (HSV tip 2) yada hastalık sırasında direkt yaraya temasla bulaşır. Virüsle bir kez bulaştıktan sonra kalıcı bağışıklık sağlanmaz. Virüs vücuttaki sinir köklerinde latent (gizli) döneme geçer ve ömür boyu vücutta kalır. Açıklanamayan bazı uyarılarla virüs aktive olup tekrar hastalığa neden olabilir.

Genital Herpes Enfeksiyonu

Primer Enfeksiyon: İlk kez virus bulaştığında ortaya çıkan hastalıktır. Genellikle neden HSV tip 2’dir. HSV tip 2 bulaşan her hastada hastalık bulguları oluşmaz. Virusle temas etmiş insanların sadece 1/3’ünde klasik hastalık tablosu oluşur. Genital bölgede oluşan lezyonlar ağız çevresinde oluşan uçuklara benzer. Primer enfeksiyonda virusun alınmasından sonraki 3-6 gün içinde genital bölgede kırmızılık, kaşıntı başlayıp, ağrılı içi sıvı dolu ufak lezyonlara (vezikül) dönüşür. Kasıklardaki lenf bezleri boyutları oldukça artar ve ağrılı hale gelir. Veziküller açılır ve ağrılı açık yaralar oluşur. 2-4 hafta içinde bütün şikayetler ortadan kaybolur.

Reküren (tekrarlayan) enfeksiyon: Genellikle geçirilen ilk hastalıktan sonra oluşan alevlenmeler daha az şiddetlidir ve hafif şekilde atlatılır.

Bebeğe Herpes enfeksiyonu 3 şekilde geçebilir.

1) Bebek rahimdeyken plasenta aracılığı ile (%5)

2) Doğum sırasında (%85)

3) Doğum sonrasında (%10)

Erken gebelik döneminde ilk kez geçirilen herpes enfeksiyonunun yapılan araştırmalarda düşük riskini arttırmadığı bulunmuştur. Fakat gebeliğin ilerleyen dönemlerinde erken doğum riskini arttırdığı saptanmıştır. Gebelikte HSV kapılması nadir bir olay olduğundan yeni doğanda herpes enfeksiyonu sık karşılaşılan bir durum değildir. Gebelikte ilk kez herpes enfeksiyonu geçiriliyor olması daha sık yeni doğan herpesine neden olurken reküren (tekrarlayan) enfeksiyon geçiren gebelerde yeni doğan oldukça nadir olarak (%4-5) etkilenmiştir. Yeni doğanda herpes hastalığı 3 şekilde görülür. %45’inde deri, göz ve ağız (iyi seyirli), %30’unda merkezi sinir sistemi (kötü seyirli), %25’inde organ sistemleri (kötü seyirli) etkilenir. Yaygın organ tutulumu olmayan herpes hastalığı olanlar antiviral tedaviye iyi cevap verir. Fakat yaygın tutulum olan bebeklerde tedaviye rağmen hastalık %30 ölümle sonuçlanır ve yaşayanların da yarıya yakınında kalıcı hasarlar kalır. Gebelikte tekrarlayan genital herpes alevlenmeleri olan hastalara 36. haftadan itibaren doğuma kadar asiklovir verilerek hastalık baskılanır. Bu ilacın gebelikte kullanımı güvenlidir. Doğum eylemi başladığı sırada ya da annenin suyu geldiğinde genital bölgede yukarda bahsedilen yaralar yoksa normal doğum tercih edilmelidir. Fakat söz konusu zamanda herpetik lezyonlar izleniyorsa sezaryen ile doğum yapılması önerilir. Anne bebekten ayrılmamalıdır. Bebeğin annenin hastalığından etkilenip etkilenmediği araştırılmalıdır. Anne asiklovir kullanırken anne sütü vermesinde bir sakınca yoktur. Annenin en başta dikkatli el yıkamak olmak üzere temel hijyen kurallarına uyması doğum sonrası bebeğe hastalığın bulaşmasını önlemede esastır.

SUÇİÇEĞİ (VARICELLA ZOSTER)

Hastalığın etkeni Herpes virus ailesinden varicella zoster’dir. Erişkinlerin %95’i enfeksiyonu geçirmiş ve bağışıktır. Enfeksiyona karşı bağışıklığı olmayan suçiçeği geçirmemiş ergenlerde ve erişkinlerde 2 doz olacak şekilde suçiçeği aşısı yapılması önerilir. Gebelerde bu aşı canlı virüs aşısı olduğundan uygulanması önerilmez. Suçiçeği geçiren bir hasta ile temas eden gebeye daha önce suçiçeği geçirmediyse 96 saat içinde varicella zoster immunglobulini yapılmalıdır. Anne hastalığı daha önce geçirip geçirmediğini bilmiyorsa kanda Varicella Ig G antikoruna bakılır. Gebeliği sırasında suçiçeği geçirildiği takdirde bulaşıcılık ve doğumsal varicella hastalığı bakımından özellikle 13–20. gebelik haftası risklidir. Doğumsal varicella hastalığında bebekte göz, beyin ve böbrek etkilenir. Cilt ve kemikte şekil bozuklukları gelişir. Gebeliğin son dönemlerinde annenin suçiçeği geçirmesi durumunda ise bebekte sadece suçiçeği döküntüleri olur. Eğer annede suçiçeği doğumdan önceki 5 gün içinde veya doğumdan sonraki 2 hafta içinde ortaya çıkarsa anneden bebeğe hastalıktan koruyacak olan antikorlar daha geçmemiş olduğundan bebeğe mutlaka varicella zoster immunglobulini yapılmalıdır.

GEBELİKTE HPV ENFEKSİYONU (KONDİLOMLAR)

Sıklıkla HPV tip 6 ve 11dış genital siğillerden sorumlu virüslerdir. Gebelikte genital siğil tespit edildiğinde lezyonlar genellikle doğumdan sonra azalır veya yok olurlar. Dolayısıyla gebelikte genital siğillerin mutlaka tedavi edilmesi gerekmez. Gebelikte tedavide asetik asit, kriyoterapi veya lazer ablasyon kullanılabilir. Diğer tedavi yöntemleri bebeğe olumsuz etkileri olasılığı nedeniyle tercih edilmez. Doğum sırasında HPV’nin bebeğe bulaşması oldukça nadir görülür. Vajen içinde aktif siğilleri bulunan kadınlarda sezaryen ile doğum önerilmektedir.
Cinnah Caddesi No.54 06690 Çankaya - Ankara       (+90 312) 442 64 64       info@hakanyarali.com.tr
© 2010 Prof.Dr. Hakan YARALI, Ankara, Turkey. All Rights Reserved. Web Design and Php Code by ORDEN